” ve size söylenen kelimelerin bir zarifliği olmalı.
yüzünüzün bir öyküsü var . yaşadığınız şehrin hüzünkâr tarafını taşıyan , gözlerini eksik yaşanmış bir bahar gibi kullanarak. mesela çoğu insan seyahat eder ama , gittiği yere saçlarını götüremez , şehrin ,kentsoylu rüzgârı her kadının saçlarını okşayamaz, bu şehre bir duruştur, düşayrı bir karşı geliş ve bu yüzden bir şiirimde diyorum : ” sonra saçlarını götürdüğün şehirler vardı … ” işte siz saçlarınızı da getirmişsiniz ankara’ya.
cumartesi günleri kurulan az müşterili ve hafif rüzgârlı bir pazaryerinin hiç acelesi olmayan bir mahalle sakini gibi , geçerek kapılardan.
bunlar yüz öykünüzün kurguladığım tarafları , kurgulayacak olduklarım da var. şu zamana kadar yazmadığım için , bu cümleleri sarfedemediğim için kırgınlığım kendime aslında . iyi ki yüzünüz hayatıma girdi.
bu yazımı argo tabirle diyecek olursam: ” size yazıyor” olarak kesinlikle algılamayın. yazmasam düşündüğüm once imge ve sözcük sahibinden habersiz şiirde kalırdı ve cesaretim de edebiyata ve hüzne olan ilginizden geliyor , tumblrınıza ve twitteriniza biraz göz gezdirdim.
/
çayı açık mı içersiniz , demli mi
uzaklara bakmayı sever misiniz bir kafeteryada ,
ve bunların yanında yaşamınızın sıradan günlere paylaştırıldığı zamanlarda
cemal süreya’ya günaşırı değinmeyi .
yüzünüzün öyküsünü aslında sizden dinlemek isterim.
/soykırım acınıza ne kadar paydaş olmaya çalışsam da azdır ,yetersizdir ,anlamsız gelecektir.umarım bu üzüntülü günleri, kendinizi yormadan geçirirsiniz.
tarihin bir köşesinde , herşeye rağmen yüz yüze sohbet etmek dileğiyle.. ”
-
Neye yarar kelimelere kaldırabileceklerinden fazla anlam yüklemek. Su ve sabun neye yararsa ona yarar demişti çokta sevmediğim biri çok sevdiğim bi şekilde.Bugün su ve sabunun kıymetini daha iyi anladım ,kelimelere yüklediğin bu güzel anlamlarla.Hiç unutmayacağım biri olmasan da hiç unutamayacağım bir yazı yazdın.Ve sana ,yazıdan çok,hiç tanımadığın bir insana verdiğin değer için teşekkür ediyorum.
-